Esrarengiz metal isletmeleri - Taraf - Istanbul - 07.12.2010
Esrarengiz metal isletmeleri
WikiLeaks’in yayınladığı ABD’nin ulusal güvenliği için büyük önem taşıyan tesisler listesinde Türkiye’deki bazı metal fabrikaları da var
Wikileaks’in belgeleri paylaştığı gazeteler her gün yeni kriptolar yayımlarken, dünkü belgelerin arasında en dikkat çekici olanı, ABD’nin, ulusal güvenliği açısından hayati olarak nitelendirdiği, dünyanın dört bir köşesindeki önemli tesislerin listesiydi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Şubat 2009’da yurtdışındaki bütün misyonlara, kaybedilmesi halinde, ABD’nin güvenliğini önemli ölçüde etkileyebilecek tüm tesisleri listelemesini istemişti. Listede petrol boru hatları, iletişim ve ulaşım merkezlerinin yanı sıra Kongo’daki kobalt madeni, Avustralya’daki yılan panzehiri fabrikası ve Danimarka’daki insülin laboratuarı gibi pek çok tesis var. Belgedeki Avrasya başlığının ilk maddesinde ise Türkiye’de bulunan küçük metal üretim makine fabrikaları, Türkiye başlığı altında ise İstanbul Boğazı ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı yer alıyor. Listenin, Wikileaks’in şimdiye kadar yayımladığı en tartışmalı belge olduğu yorumu yapılırken, ABD’li güvenlik yetkilileri, belgenin terör örgütlerine neredeyse bir hediye olduğu görüşünde birleşiyor.
Diplomatların çalışması imkânsız
Bu arada ABD yönetimi, ifşaatların ardından diplomatik personelini değiştirmeye hazırlanıyor. Wikileaks belgelerinin ardından söz konusu diplomatların çalışmalarının imkânsız hatta tehlikeli hale geldiği belirtilirken, NBC televizyonundaki “Meet the Press’’ adlı programa katılan Senatör John Kerry, “Bazı bölgelerde ‘biz bunlarla çalışamayacağız’ diyenler olması mümkün’’ diye konuştu.
Wikileaks’in kum saatinden dün akanlar
» Belgelerde Suudi Arabistan’ın, teröristlerin en önemli finans kaynağı olduğu, para aklayan militanların özellikle Suudi Arabistan’a hacı görünümü altında kolayca girdikleri belirtiliyor.
» ABD’nin Beyrut elçiliğinden sızan bir kriptoya göre ise eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri’nin cinayetine karışmakla suçlanarak hapse atılan dört general aslında suçsuzmuş. Suikastı araştıran BM görevlisi Serge Brammertz “İçerde kalmalarının yasal dayanağı yok ama salıverilmeleri siyasi bir felaket olur” demiş
» Guardian gazetesinin yayımladığı Wikileaks belgelerinde Katar’ın, uydudan yayın yapan El Cezire kanalını bazı ülkelerle müzakereler sırasında pazarlık unsuru olarak kullandığı ileri sürülüyor. Belgelerin yayımlanmasının hemen ardından El Cezire iddiaları yalanladı.
» Bir belgede ise İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’e hakaret içerikli yakıştırmalar yapıldığı görülüyor. ABD’nin Stockholm Büyükelçiliği’nin, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt ile yakından ilgilendiği belgelerde görülüyor. Robert Silverman’ın imzasıyla ABD Dışişleri’ne gönderilen kriptoda Carl Bildt, “büyük bir köpek havasında ancak küçük bir köpek’’ şeklinde tasvir edilmiş.
Talabani: Bize en kibar Türkler davranıyor
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, ABD Savunma Bakanı Robert Gates’e, komşularının Irak’a karışmasından yakınmış, Türklerin ise diğer ülkelere göre Irak’a daha kibar davrandığını söylemiş. New York Times gazetesinin yayımladığı Wikileaks belgelerine göre Talabani, Gates ile 10 Aralık 2009’da yaptığı görüşmede, Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan’ın, Irak’ın iç işlerine karışmak için para aldığını, İran’ın hem para, hem siyasi nüfuzunu, Suriye’nin de her imkânı kullandığını anlatmış. Konuşmada Türklerin Irak’a nispeten daha kibar davrandığını aktaran Talabani “Türkiye yine de Irak’ın Türkmen nüfusu ile Musul’daki Sünnileri etkilemeye çalışmaya devam ediyor” demiş. Başka bir belgede de Irak’ın komşuları içinde Türkiye’nin hem Irak hükümetiyle, hem de kuzeydeki Kürt yetkililerle iyi ilişkiler kurduğu ve Amerikan askerlerinin 2011 yılı sonunda çekilmesini öngören ABD-Irak güvenlik anlaşmasının sağlanmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.
Başka bir diplomatik telgrafta ise Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın, 15 Mart 2009’da ABD Başkanı Barack Obama’nın terörizmle mücadele danışmanlarından birine, Irak Başbakanı Maliki’ye güvenmediğini, Maliki’nin İran ajanı olduğunu söylediği ileri sürülüyor. ABD’nin Irak Büyükelçisi Christopher Hill tarafından gönderilen bir belgede ise İran’ın Irak’taki siyasi gruplara desteğinin yılda 100 milyon dolar ila 200 milyon dolar arasında değiştiği rapor edilmiş.