ABD Başkanı George W Bush'un yeni Irak stratejisini ilan etmesinin hemen ardından Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın çıktığı Ortadoğu turnesinin başlıca amacı, bu politikaya Arap ülkelerinin desteğini sağlamaktır
Aslında Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi bölge ülkeleri, özellikle Irak konusunda, ABD'ye yakın durduklarını öteden beri gösteriyorlar Gerçi genelde Arap dünyasında kamuoyu ABD'nin müdahalesine ve işgaline karşıdır Ancak bu ülkelerin resmi politikaları, Washington'a çoğu kararlarında sessiz bir destek sağlamıştır
Bu, Bush'un yeni planı için de geçerlidir Bu ülkelerin en büyük endişesi, Irak'ta şimdiki kaosun devam etmesi ve Şiilerin Sünnileri saf dışı ederek Irak'a tamamen hâkim olmasıdır Bu bakımdan sözü geçen ülkelerin hükümetleri, ABD'nin özellikle Sünni-Şii dengesini kurmadan ve makul ölçüde bir istikrar sağlamadan Irak'tan çekilmesini istemiyorlar
Sünni çoğunluğa sahip bu ülkeler, son zamanlarda Irak'ta kontrolün giderek Şiilerin (ve hatta Şii milislerin) eline geçmesinden çok rahatsızlar Bu bakımdan ABD'den beklentileri, bu gidişata son vermesi ve bu yönde El Maliki yönetimini de zorlamasıdır
"Demokrasi" lafta
Washington'un yeni stratejisi de aslında bu yönde gelişiyor Ne ilginçtir ki, şimdiye kadar Bush yönetimi, düşlediği "yeni Ortadoğu" projesi çerçevesinde "özgürlük ve demokrasi"yi hep ön planda tutuyordu ABD Başkanı hemen hemen bölgeyle ilgili her konuşmasında bu "değerleri"n gerçekleşmesini stratejisinin esas hedefi olarak gösteriyordu
Şimdi bu öncelik kalkmış görünüyor Washington, Irak'ta kendi durumunu kurtarmak, çıkarlarını tatmin etmek ve İran'ı izole etmek için, bölge ülkeleri ile daha sıkı stratejik ilişkiler kurmak çabasında
Bu ülkelerin Sünni olması da rastlantı değil Bazı analistler, Ortadoğu coğrafyasının halen Sünni-Şii ayrımı temelinde yeniden şekillenmekte olduğunu ve ABD'nin de bir "Sünni ittifakı"nın oluşmasını teşvik ettiğini belirtiyorlar "İttifak" abartılmış bir terim olabilir, ama bir "kamplaşma"dan söz etmek mümkün ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın bölgedeki gezisi bu açıdan anlam taşıyor
Bu "gruplaşma" her konuda tam bir görüş birliğinin ve ABD'ye tam desteğin var olduğu anlamına gelmiyor tabii Irak'ın geleceği ve İran'ın davranışları, bu ülkelerle ABD arasında belirli bir yakınlık, hatta beraberlik sağlıyor Ama -örneğin İran konusunda olduğu gibi- uygulanacak politikalar üzerinde büyük farklılıklar vardır
"Yol Haritası" rafta!
ABD'ye yakın sayılan Arap ülkelerinin Washington'dan farklı ve hatta açıkça onun aleyhinde tavır aldıkları başlıca konu tabii Filistin meselesiyle ilgilidir
Aslında bu sorun, gecesini gündüzünü Irak meselesine -ayrıca son dönemde İran krizine- ayıran Başkan Bush'un gündeminde arka plana düşmüştür Zaten Clinton yönetiminin tersine, Bush yönetimi daha baştan Ortadoğu barışı için "yol haritası"nı adeta rafa kaldırmıştır
Condi Rice'ın şimdiki turnesine "Filistin-İsrail cephesi"nden başlaması olumlu bir işaret Nitekim Bakan, "ABD'nin bu meseleye angajmanını derinleştirmeyi ve barış çabalarını hızlandırmayı amaçladığını" belirtti Niyet iyi ama; bunun nasıl gerçekleşeceği belli değil
Bu, Rice'ın bakan olalı, bölgeye yaptığı sekizinci ziyaret Bu seferkinin geçmiştekilerden daha başarılı olacağına ilişkin fazla bir umut yok Özellikle bölgenin bugünkü karışık ortamında