Gönderen Konu: Suriye'de Şiileştirme politikası-Doç. Dr. Türel YILMAZ  (Okunma sayısı 382 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

GARİP ÇOBAN SIRADIŞI

  • Administrator
  • Jr. Member
  • *****
  • İleti: 169
  • Reputation: 779
Esad yönetimi, Tahran'a kolaylık sağlıyor


ABD'nin Irak'ı işgalinin ardından Ortadoğu'da 'Şii Hilali' kavramından sıkça söz edilmeye başlandı İran'ın bölge jeopolitiği Suriye'de de hissediliyor Olası ABD-İsrail saldırısında savunmayı güçlendirmek isteyen Esad yönetimi, 'Mehdi Ordusu' tarzındaki yapılanmayı destekliyor





2003 Irak Savaşı'ndan, diğer bir deyişle ABD'nin Irak'ı işgalinden itibaren bu yana yoğunluk kazanan "Şii Hilal" söylemi, Ortadoğu bölgesini sürekli olarak tedirgin ediyor Şii Hilal kavramı, teorik olarak İran'dan başlayıp, Irak ve Suriye'yi de içine aldıktan sonra Lübnan'ın güneyine kadar olan bir alanı kapsıyor Bölgede özellikle Sünni ağırlıklı bazı Arap ülkelerinin tedirgin olmalarının nedeni, Irak Savaşı'ndan sonra Irak'ta Şiilerin iktidar olması ve buna paralel olarak bölgede Şii akımının yükselişe geçmesidir Şii akımın bu derece güçlenmesinin sonucu olarak, kendi ülkelerindeki Şiilerin bu gelişmelerin etkisi altında kalabileceği ve buna paralel olarak da İran'ın Şii kozunu kullanarak, bölgede etkin güç haline gelebileceği endişesi, bazı Arap ülkelerinin dikkatlerini sürekli olarak İran ve İran'ın politikaları üzerine yönlendirmelerine neden oluyor Çünkü, Şii akımın yükselmesi nedenini, İran'ın politikalarına bağlıyorlar Bu çerçevede, doğuda Pakistan'dan, kuzeyde Hazar'a, batıda Suriye ve Filistin'e, güneyde ise Körfez'e kadar uzanan büyük bir "İran Jeopolitiği"nin ortaya çıkmakta olduğu/çıkacağı yönünde yorumlar yapılıyor

ETKİ ALANI ARAYIŞI

İran'ın gerçekten bu "Şiileştirme" politikalarında rolü var mı? İran, bugün Ortadoğu bölgesinin en güçlü aktörlerinden biri konumundadır Gerçekten bölgenin geneline bakıldığında İran, bölgenin sorunlarına kendisini kaptırmış durumdadır İran, bölgedeki ulusal hareketlere para ve silah desteğinde bulunduğu gibi, Hizbullah ve Hamas gibi örgütlerin de müttefiki durumundadır İran, bu politikaları uygulamaya koyarken, demografik yapıya ve Arap Şiilere güveniyor İran, Irak'tan Suriye'ye uzanan, Körfez ülkeleri ve Bahreyn de dahil olmak üzere kendisine etki alanları yaratmaya çalışıyor

"Şii" unsurunu kullanarak bölgede etki yaratma politikası çerçevesinde İran'ın son dönemlerde yönetimi Şii olan Suriye'deki Sünni yapıyı kendi lehine değiştirme yönünde politikalar izlediğine dair bir takım haberler çıkıyor ve yorumlar yapılıyor Bilindiği üzere İran'ın söz konusu politikası yeni değildir "Şiileştirme" politikası, İran'ın geleneksel politikasıdır ve bu politikaya 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ağırlık vermektedir

Suriye'deki bugün genel duruma/görünüme bakıldığında, ülkede Ortadoğu bölgesinin genelinde olduğu gibi, yavaş yavaş ortaya çıkan ya da çıkarılmaya çalışılan Şii yayılmacılığının arkasında İran ve Suriye hükümetlerinin olduğuna ilişkin sık sık atıflar yapılıyor Bugün için Suriye'ye ilişkin olarak sıklıkla ifade edilen en önemli hususlardan bir tanesi, bu ülkede Irak'taki "Mehdi Ordusu" benzeri bir örgütlenmenin ortaya çıkmakta olduğuna ilişkindir Böyle bir oluşuma gidilmesinin nedeni sorgulandığında bunun cevabı oldukça açıktır: Esad rejiminin korunması ve olası ABD-İsrail saldırısına karşı ülke savunmasını sağlamak/katkıda bulunmak

ŞİİLEŞTİRME

Suriye'de İran'ın da katkılarıyla sistemli bir Şiileştirme politikasının uygulamaya geçirildiği bölgeden/bölge halkından gelen bilgilerle doğrulanıyor Suriye'deki Şii dini liderlerin Suriye istihbaratı ile işbirliği yaparak, Şiiliği ülke içinde yaymak için yoğun faaliyet içinde oldukları ifade ediliyor Bu politikanın uygulamasında yine karşımıza en önemli araç olarak "eğitim" çıkıyor Çeşitli eğitim bursları ile Suriyeli gençler İran'a eğitim amaçlı gönderiliyor ve aldıkları eğitim doğrultusunda Suriye'ye döndüklerinde, Şii ideolojisini yayma yoluna gidiyorlar Suriye'deki Şiileştirme faaliyetlerinin Deyr Ez Zor, Rakka ve Der'a vilayetlerinde yoğunluk kazandığı biliniyor Bu çerçevede, Rakka'daki Afadile ve Homs'taki Muvali aşiretine mensup bazı Sünnilerin 2005 yılı içerisinde Şii mezhebine geçtikleri ve İran'ın bu kişilere/Şiiliği benimseyenlere aylık olarak 20 bin Suriye Lirası yardım yaptığı belirtiliyor Ayrıca, son beş yılda İranlı zengin kişilerin, Suriye'deki bir kısım Şii türbesi ve ibadet mekanlarının restorasyonunu finanse ettikleri, Şam yakınlarında din eğitimi veren ve İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in adını taşıyan bir Şii okul yaptırdıkları da İran'ın Suriye'de Şiileştirme politikası uygulamalarına örnek olarak gösterilebilir Bundan başka, Şiilerin kutsal mekanlarından Şam'da bulunan Hz Zeynep Türbesine yakın olmak amacıyla birçok İranlı Suriye'ye yerleşmiş ve bunun sonucunda Türbeye yakın olan El-Emin Mahallesi, tamamen Şii nüfustan oluşan bir yapıya kavuşmuş durumda

İran'ın faaliyetlerinin yanı sıra, Suriye'deki Şiiliği benimseme hareketinin hız kazanmasının önemli etkenlerinden biri de Hizbullah'ın İsrail'e yönelik olarak 2006 yılında yürüttüğü ve başardığı direniş ile bu örgütün lideri Hasan Nasrallah'ın etkisidir Gerçekten, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki gazeteler, televizyonlar, internet siteleri takip edildiğinde karşımıza çıkan tablo şudur: İsrail'e karşı direnişe katılmak üzere Hizbullah'ın lideri Hasan Nasrallah'ı izleyen Sünniler arasında Şiiliğin etkisi giderek artmaktadır

İran'ın Suriye'deki Şiileştirme politikasının, yüzde 85'inin Sünni olduğu bir ülkede ne kadar başarılı olacağı tartışmalı olmakla birlikte, bölgenin bazı devletlerini rahatsız ettiği ortadadır Ancak, şunu da önemle belirtmek gerekir ki, İran-Suriye işbirliğinin nedeni Suriye açısından değerlendirildiğinde, bölgede hemen hemen yalnız kalmış bir Suriye'nin İran ile ittifak oluşturması son derece doğaldır İran, bugün itibariyle baktığımızda, Suriye'de milyonlarca dolarlık yatırım yapmış ve iki ülkenin yıllık ticaret hacmi 1 milyar doları buluyor Beşar Esad yönetimi, bütün bunlara sırtını dönemez