AKP’nin önünde iki de risk var: Suriye’nin bomba yapmak amacıyla Kuzey Kore ile nükleer ilişkisi olduğu iddiası doğrulanırsa, AKP’nin böylesi bir devletle arasından su sızmayan parti olduğu imajı oluşabilir
Bu imaj partiyi Vaşington’da yaralayacaktır İkinci olarak, barış süreci Vaşington’da yanlış anlaşılabilirBir süredir ‘track two’ (arka planda) olarak yürüyen Türkiye’nin İsrail ile Suriye’yi barıştırma girişimi en sonunda su yüzüne çıktı
Bu girişimde Ankara’nın Suriye ve İsrail üzerinde ikna kâbiliyeti ne kadar?
Süreçte Suriye ve İsrail’in beklentileri neler? Ankara, Suriye ile İsrail arasında barış sağlayabilir mi, ve en son olarak mesele Vaşington’dan nasıl görünüyor?
Esad ve ‘derin’ parti
Bu soruların cevabını bulmak için önce Türkiye’nin Suriye üzerindeki telkin kuvvetine bakalım: Ankara, AKP’nin Stratejik Derinlik politikası neticesinde Suriye üzerinde ciddi bir tesir kâbiliyeti kazanmış görünmekte Suriye ile PKK’ya karşı işbirliği çerçevesinde 1998 yılında imzalanan Adana Protokolü ertesinde Ankara-Şam ilişkileri zaten düzelmişti
Ancak, AKP dönemi politikaları neticesinde, 1963’te Baas partisi darbesiyle Arap milliyetçilerinin iktidara geldiği günden bu yana, Suriye ilk defa Ankara’ya bu kadar müzâhir durumda Bu açıdan, Ankara ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad arasındaki münasebetler ilişkinin temel halkası Ancak, Esad’ın ötesinde Suriye’de iktidarı elinde tutan ‘derin’ Baas partisi içinde hala Türkiye’ye karşı önyargılar var
Esad ve ‘derin’ partili, bu iki merkezli Suriye süreçten ne istiyor? Birinci ihtimal şu: Batı dünyasının Suriye üzerinde tazyiki son dönemde arttı Lübnan’daki Hariri cinayetinin müsebbibi olarak görülen Şam’ın başı belada Bu konuda BM tarafından yürütülen soruşturma neticesinde Suriye aleyhine yaptırım kararları çıkabilir
Öte yandan, son dönemde ortaya çıkan Kuzey Kore ile Suriye arasında nükleer işbirliği olduğu yönündeki iddialar da Suriye’nin başını ağrıtacak durumda Suriye’deki ‘derin’ Baas partisi, üzerindekitazyikin bir kısmını tasfiye etmek için, Batı dünyası nezdinde İsrail ile uzlaşmacı görüntüsü yaratmak istiyor olabilir Diğer bir deyişle, Baas rejimi gerçekten barış istemektense, barış sürecini hayatta kalmak için zaman kazanmak amacıyla kullanıyor olabilir
Suriye’nin süreçle ilgili beklentisi konusunda ikinci ihtimal ise şu: belki de Şam ve Esad gerçekten barış istiyor, ve Esad bu konuda Ankara’ya gizli bir teminat verdi
Eğer bu senaryo söz konusuysa, o zaman Ankara’nın dikkat etmesi gereken husus, bu teminatın sadece Esad tarafından değil, “derin” Baas partisi tarafından da sarfedilmiş olmasıdır
İsrail Ne İstiyor?
İsrail’in süreçle ilgili beklentisi konusunda da iki senaryo var Birincisi şu: İsrail’in şu anda en büyük dış politika sıkıntısı İran Bu sıkıntının bir kaynağı İran’ın nükleer bomba yapma projesi ise, diğer kaynağı da Tahran’ın Suriye üzerinden Lübnan’daki İsrail aleyhtarı Hizbullah’a verdiği destek İşte belki, bu ikinci sıkıntıyı halletmek için İsrail, Golan tepelerini Suriye’ye verme karşılığında, Şam’dan İran ile Hizbullah arasındaki fiziki bağı kesmesini isteyecek Yani ortada bir Lübnan ve İran pazarlığı söz konusu olabilir
İsrail’in barış görüşmeleri konusundaki tavrını açıklayan ikinci senaryo ise şu: aslında İsrail için Suriye askeri tehdit oluşturmayan kolay lokma İsrail Suriye’ye kızdığı zaman, savaş uçaklarını Esad’ın sarayı üzerinden alçaktan uçurabiliyor mesela İran ile Suriye’nin arasının hiçbir zaman açılmayacağını düşünen ve Suriye’yi büyük bir mesele olarak telakki etmeyen İsrail belki de bu sebepten barış görüşmelerine gönülsüz bakıyor
Eğer bu senaryo varitse, o zaman İsrail barış görüşmelerine sadece bu işe çok gönüllü olan Ankara’nın kalbini kırmamak için evet demiş olabilir İsrail Türkiye ile ilişkilerinin üzerine titreyen bir devlet, dolayısı ile Türkiye’yi incitmektense, barış görüşmelerinin külfetini çekmeyi tercih etmiş olabilir
AKP için olumlu imaj fırsatı
Gerek İsrail, gerek ise Suriye’nin barış görüşmelerinden ne istediği konusunda iki senaryo var, birisi olumlu netice verecek, birisi ise taktiksel ve netice üretmeyecek Zaman bize hangi senaryonun doğru olduğunu gösterecek Eğer İsrail ve Suriye, ikisi birden barış istiyorsa, o zaman AKP tarihi bir girişime öncülük etmiş olacaktır Ancak görüşmeler başarısız kalsa bile, AKP bu girişimden nemâlanabilir Kapatma davası sürecinde AKP, Suriye ile İsrail arasındaki görüşmelerdeki rolünü vurgulayarak, dış dünyaya kendisini “Ortadoğu’da barış sağlama girişimini eline almış, önemli bir aktör” olarak lanse
edebilir Bu durumda, barış görüşmeleri süreci, netice ne olursa olsun,
AKP’ye avantaj sağlayacaktır
Ve riskler
Ancak, AKP’nin önünde iki de risk var: Suriye’nin bomba yapmak amacıyla Kuzey Kore ile nükleer ilişkisi olduğu iddiası doğrulanırsa, AKP’nin böylesi bir devletle arasından su sızmayan parti olduğu imajı oluşabilir Bu imaj partiyi Vaşington’da yaralayacaktır İkinci olarak, barış süreci Vaşington’da yanlış anlaşılabilir Vaşington’un Suriye siyasetinin temelinde Baas rejiminin içteki baskıcı rejiminin ve Lübnan’daki faaliyetlerinin sona ermesi için ülkeyi ‘siyasi karantinaya’ alma stratejisi var Bu siyaset göz önüne alındığında, “Suriye’nin uluslararası câmiadan tecritinde gedik yaratan müdahil” imajı AKP’yi Vaşington’da yine yoracaktır
Ancak, olur da görüşmeler neticesinde, Suriye İsrail ile barış imzalayıp, İran ile ilişkilerini azaltıp, Hizbullah’ın kulağını çekerse, o zaman tam tersine AKP için çok olumlu bir hava ortaya çıkacaktır Vaşington’da
Türkiye’nin önünde tam bir siyasi kumar var Masa etrafında oturan dört taraf mevcut: Ankara, Vaşington, Şam ve Tel Aviv Umarız, Ankara tarafların elini iyi görüyordur
Soner Çağaptay: Vaşington Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü