--------------------------------------------------------------------------------
Almanya'nın 5 Haziran'da duyurduğu düzenlemelerin hayata nasıl geçirileceği zaman içinde anlaşılacak Şimdilik yapılan düzenlemelerin sınırlı sayıda mesleği içerdiği, mesleklerin tüm mensuplarını da kapsamadığı söylenebilir
SERÇİN KUTUCU
Almanya, 5 Haziran 2009’da hizmet verme amacıyla ülkeye gelmek isteyen Türk vatandaşlarına vizesiz giriş yapma imkânını duyurarak, Avrupa Adalet Divanı’nın Soysal kararı ardından sürdürdüğü sessizliğini resmi olarak bozmuş oldu 6 Mayıs 2009’da Türk kamyon şoförleri, montaj işçileri ve ticari amaçlı olarak Almanya’ya gelmek isteyen bilim insanı, sporcu ve sanatçıların vizeden muaf tutulmasına ilişkin bir genelge açıklamış olan Almanya, 5 Haziran’da yaptığı resmi açıklamaya kadar mevcut vize sınır rejimini uygulamaktaydı
Almanya’nın Türk vatandaşlarına uyguladığı vize rejiminde değişiklik yapmasına neden olan Avrupa Adalet Divanı’nın 19 Şubat 2009 tarihli kararı, Mehmet Soysal ve İbrahim Savatlı adlı Türk kamyon şoförlerinin, mal taşıma amacıyla Almanya’ya giriş için yaptıkları vize başvurusunun reddedilmesi üzerine verilmiştir
Divan kararını, Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında ortaklık kuran 1963 tarihli Ankara Antlaşması’na ek olarak imzalanmış Katma Protokol’ün 41/1 maddesine dayandırmıştır Bu maddede de yer alan ‘standstill’ hükmü, akit tarafların aralarında yerleşme hakkı ve hizmet sunma özgürlüğüne ilişkin olarak yeni kısıtlamalar koymaktan sakınacaklarını ifade etmektedir
Bu bağlamda Divan’a göre, ‘standstill’ hükmü Avrupa Birliği ülkelerine hizmet sunma veya iş kurma amacıyla gitmek isteyen Türk vatandaşlarına, bu ülkeler için Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan şartlardan daha ağırlaştırıcı şartlar getirilmesini engellemektedir Almanya 1973 yılında uluslararası taşımacılık işinde çalışan Türk vatandaşlarına vize uygulamamaktadır
Nitekim Türk vatandaşlarına vize şartı 1980 yılında getirilmiştir
Bu nedenle Divan, Almanya’nın bir hizmet sunma amacıyla ülkeye gelmek isteyen Türk vatandaşlarına Katma Protokol’ün Almanya için yürürlüğe girdiği 1973 yılında olmayan bir vize şartı getirmesini 41/1 maddesi ile engellendiğine hükmetmiştir
İki yükümlülük
Bu hükmün Almanya açısından iki yükümlülük doğurması söz konusudur Bunlardan ilki Alman ulusal mahkemelerinin hizmetlerin serbest dolaşımı kapsamında Türk vatandaşlarının haklarına ilişkin davaları Divan’ın 41/1 maddeye ilişkin bu yorumu çerçevesinde ele almasıdır İkincisi ise, Almanya’nın Avrupa Birliği’nin dayandığı temel prensiplerden biri olan ‘hukukun üstünlüğü’ prensibi gereğince Adalet Divanı’nın kararı doğrultusunda idari uygulamasında değişiklikler yapmasıdır
Nitekim İngiltere, Divanı’nın 20 Eylül 2007 tarihli Veli Tüm ve Mehmet Darı kararının ardından iş kurma veya bir serbest meslek faaliyetinde bulunma amacıyla gelmek isteyen Türk vatandaşları ile halihazırda ülkede bulunan ve aynı amaçla kalma süresini uzatmak isteyen Türk vatandaşlarına 1973 yılında uygulanan koşullara uygun yeni başvuru koşulları getirdiğini duyurmuştur
Ancak Soysal kararının doğurduğu sonuçların Almanya ile sınırlı kalmayacağı, diğer Avrupa Birliği ülkelerinin de bu karadan etkileneceği hukuk çevrelerinde dile getirilmektedir Henüz Soysal kararının açıklanmamış olduğu 6 Aralık 2007 tarihinde İktisadi Kalkınma Vakfı’nın ‘Ortaklık Anlaşması’nda Standstill Hükmünün Getirdiği Hareketlilik’ konulu panelinde konuşan Soysal davası avukatı DrRolf Gutman Almanya’nın sınırlı sayıda Türk vatandaşı için dahi olsa vize şartını kaldırması halinde, Avrupa Komisyonu’nun bu konuda yekpare bir düzenleme getireceği ve diğer ülkelerin de vizeleri kaldırmaya başlayacağını ileri sürmüş idi
Nitekim kararın açıklanmasının sonrasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde 15-16 Mayıs 2009 tarihleri arasında düzenlenen ‘Vatandaşlık, Yabancılar ve Göç Hukukundaki Güncel Gelişmeler’ başlıklı uluslararası sempozyuma konuşmacı olarak katılan Alman hukuk profesörü Kay Hailbronner karar üzerine ortaya çıkan durum hakkında, ‘artık Almanya’nın değil, Avrupa Birliği’nin sorunu’ değerlendirmesini yapmıştır Almanya’nın da 6 Mayıs 2009 tarihinde duyurduğu vize muafiyetine ilişkin genelgeyi diğer Avrupa Birliği hükümetleri ile fikir alışverişinde bulunularak çıkardığını açıklaması Prof Hailbronner’i destekler niteliktedir
Yeni düzenleme
Alman makamları tarafından 5 Haziran 2009’da açıklanan yeni düzenleme Adalet Divanı’nın kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmeyi amaçlamaktadır Düzenlemeye göre, hizmetlerin serbest dolaşımı kapsamında vize muafiyetinden yararlanacak Türkler iki gurup oluşturmaktadır
Birinci gurupta, sınır aşanlar; yük taşımacılığında sürücü personel; gemi veya uçakta görevli mürettebat ile yurtdışındaki işveren adına teslimatı yapılmış sistem ve makinelerin montajını, bakımını ve tamir işlerini yapmakla görevli kişiler yer almaktadır
İkinci gurupta ise, sanatsal açıdan çok önemli değeri olan bir sunum veya gösteri yapacak (uluslararası düzeyde tanınan sanatçı ve sanatçı grupları, ki bu kişilerin sunumu veya gösterisi uluslararası bir mukayese yapıldığında diğerlerinden çok üstün olmalı) olanlar; bilimsel açıdan çok önemli değeri olan bir sunum veya gösteri yapacak olanlar ayrıca sportif amaçlı gösteri yapacak (sadece geçimini ağırlıklı olarak bu işten kazanan profesyonel sporcular) olanlar sayılmıştır Almanya’ya vizesiz giriş sadece bu koşulları taşıyanlar için söz konusudur Her şart altında Almanya’ya vizesiz
giren Türk vatandaşlarının Almanya’da iki aydan fazla kalmamaları, aynı zamanda Türkiye’deki ikametgâhlarını korumaları gerekmektedir
Düzenlemelerde görüldüğü üzere Almanya, hizmetlerin serbest dolaşımı kapsamında topraklarına vizesiz giriş yapma imkânını çok az sayıda meslek grubuna dahil olan Türk vatandaşları için tanımıştır Üstelik bu imkân sayılan meslekleri icra edenlerin tamamını da kapsamamaktadır
Sadece belli sayıda sınır ötesi iş yapanlar, ‘çok önemli değeri olan bir sunum veya gösteri’ yapacak olan sanatçılar ve bilim adamları ile profesyonel sporcular sayılmıştır Özellikle sanatçı ve bilim adamlarının yapacakları sunum veya gösterinin neye ve kime göre çok önemli olacağı, sanatçıların gösterilerinin hangi uluslararası mukayese ile ‘diğerlerinden’ üstün olacağı yoruma açıktır
Muafiyet belgesi
Bu düzenlemelerin yanında, vize muafiyetinden yararlanmak isteyen Türk vatandaşlarına, giriş sırasında zaman alan kontrollerin yapılmasını önlemek amacıyla, seyahat öncesinde Almanya’nın yetkili dış temsilciliklerinden ‘kendi rızalarıyla’, ücretsiz olarak verilecek bir ‘vizeden muaf olunduğuna ilişkin belge’ almaları ‘tavsiye’ edilmektedir Bu belgeyi alma koşulu olarak da geçerli bir TC Pasaport fotokopisinin ibrazı istenmiştir
Pasaport fotokopisinin yanında birinci guruba giren Türk vatandaşlarının, Türkiye’deki işi ve Almanya’daki göreve ilişkin teyit belgesi ile Almanya’da verilecek somut hizmet hakkında belgeler ibraz etmeleri gerekmektedir İkinci guruba giren Türk vatandaşları için yine Türkiye’de yaptıkları işi kanıtlayan evrak ile Almanya’daki iş ve işveren ile ilgili ayrıntılı belgeler istenmektedir
Elbette bu düzenlemelerin hayata nasıl geçirileceği zaman içinde anlaşılacaktır Ancak bu noktadan yapılan düzenlemelerin çok sınırlı sayıda mesleği içerdiği, mesleklerin tüm mensuplarını da kapsamadığı söylenebilir Ayrıca Alman makamları tarafından uygulanması tavsiye edilen bir ‘vizeden muaf olunduğuna ilişkin belge’ formülü geliştirilmiştir Buna göre Türk vatandaşlarının, geçerli bir pasaport fotokopisi; işlerine ilişkin evrak (diploma, lisans, gelir belgesi gibi) ile Almanya’da yapılacak iş ve işverene ilişkin ayrıntılı belgelerle birlikte Konsolosluklara başvuru şartının getirilmiş olması, bu formülün mutad vize işlemlerini pek de aratmadığını görüntüsü vermektedir
Zira belgelerin açıklanan kriterlere uymaması veya eksik olması halinde vize muafiyet belgesi verilmeyecektir Bu belgenin alınmaması halinde sınır denetimlerinde yaşanacak zorluklar konusunda Türk vatandaşları Alman makamları tarafından şimdiden uyarılmıştır
Serçin Kutucu: Avukat; Galatasaray Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde doktora yapıyor