Gönderen Konu: Akıncılar Hareketi İSLAMİ DİRİLİŞ VE DİRENİŞ DOSYASI  (Okunma sayısı 144 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BEYAZRENKLER

  • Administrator
  • FORUM BAĞIMLISI
  • *****
  • İleti: 1151
  • Reputation: 2505
Akıncılar Hareketi 
   
   
1980 öncesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğu ve batı emperyalizmi kendi dünya düzenlerini kurmak ve korumak adına kirli, karanlık, kanlı bir oyun sergilemekteydi. 

06/05/2009
 
 
 

1980 öncesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğu ve batı emperyalizmi kendi dünya düzenlerini kurmak ve korumak adına kirli, karanlık, kanlı bir oyun sergilemekteydi. Tüm ülke sol ve sağ olarak ikiye bölünmüş köyler, şehirler, sokaklar ve fabrikalar paylaşılmış, hoşgörü ve diyalog ortadan kalkmış, her gün onlarca masum insan hayatını kaybetmekteydi. Katliam, terör, korku insanımızı acımazsıca kuşatmıştı. İnsanlar ya sol ya da sağ görüşü benimsemeye zorlanıyordu.

Sağ Amerikan emperyalizminin çıkarları için  ırkçı, nasyonalist bir anlayışla kuşatılmış, sol ise Sovyetler ve Çin emperyalizminin güdümüne girmiş durumdaydı. Yüzlerce vatan evladı birbirine düşürülmüş, emperyalist güçlerin çıkarları için milliyetçilik ya da vatanseverlik yaftası ile birbirini boğazlamaktaydı. Anadolu’nun masum insanları anlam veremedikleri bu kavganın tarafı olmaya zorlanıyorlardı. O yıllarda milli, manevi değerlere bağlı Anadolu gençliği MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) çatısı altında toplanmış, bu kavganın dışında durmaya çalışıyor ve Anadolu insanını emperyalizmin oyunlarına karşı bilinçlendirmeye gayret ediyordu. MTTB’nin çabaları yetersiz kalıyor, bu kardeş kavgasını bitirmeye yetmiyordu. Gün geçtikçe  bu mücadele için yeni bir kan, yeni bir heyecan ve daha aktif bir anlayışa ihtiyaç duyuluyordu. 1975 yılında MTTB Hareketi içinden bir grup, Akıncılar Derneğini kurarak bu mücadeleye yeni bir ivme ve heyecan kazandırdı. Kısa zamanda Türkiye genelinde örgütlenen bu hareket Anadolu insanının umudu haline gelmişti. Aynı yıllarda Metin Yüksel tarafından kurulan Fatih Akıncılar Derneği kısa zamanda bu hareketin lokomotifi durumuna gelmiş, gün geçtikçe güç ve taraftar kazanmaktaydı. Akıncılar Hareketi genel olarak kavgadan yana olmadan sol-sağ çatışması içine girmemeye gayret ediyor, bir taraftan da halkı, doğu ve batı emperyalizmine karşı bilinçlendirmeye çalışıyordu. Akıncılar yalnızca sol ve sağ güçlere karşı değil bu güçleri besleyen sisteme ve gayri meşru güçlere karşı da mücadele veriyordu. Gençleri uyuşturucu, alkol, kumar, fuhuş gibi illetlerden korumaya çalışıyorlardı.

Akıncılar hareketi hiçbir emperyalist güce dayanmadığı için bu güçlerin kuklası olan solun da sağın da mafyanın da saldırılarına maruz kalıyordu. Akıncılar Hareketi bu duruşu ile Anadolu insanının bağrından kopmuş, masum insanları korumak ve kardeş kavgasına son vermek için mücadelesini tüm imkânsızlıklara karşı sürdürüyordu. Emperyalizmin tüm dünya üzerinde oynadığı oyunu görüyor, topyekûn karşı koyma adına ümmet bilincini Müslümanlara kazandırmaya çalışıyordu. Dünyadaki Müslüman ve mazlum halkların Türkiye’deki ifadesi ve sesi oluyordu.

Emperyalizmi şaşkına çeviren bu durum sol-sağ çatışması ile düzenlerini korumaya çalışırken aradan sıyrılan manevi değerlere bağlı İslami bir söylemin gün geçtikçe yükselişini görmek zorunda kalıyorlardı. Emperyalizmin senaryosunda bu yoktu. Sol ve sağ kuklaları ile Akıncılar Hareketini yok etmek üzere  saldırıyorlardı. Akıncılar Hareketinin idolü haline gelen Metin Yüksel önce solcular tarafından kurşunlanarak vuruldu daha sonra da sağcılar tarafından şehid edildi. Akıncılar Hareketi her taraftan kuşatılmaya çalışılıyor, susturulması için ne gerekirse yapılıyordu. 12 Eylül 1980 Darbesi bir anda bitiveren sol-sağ çatışmasının gerçekte emperyalizmin bir senaryosu olduğunun en somut göstergesidir.

Sovyetlerin dağılması ile emperyalizm tek başlı kalmış ve bugün kendisine düşman ve hedef olarak İslam ve Müslümanları seçmiştir. Dünya istikrarı kendisine karşı koyacak ve oyunlarını bozacak tek gücün İslam olduğunu geçte olsa anlamıştır.

Ancak dünyayı yönetmeye ve istedikleri gibi düzenlemeye çalışan emperyalist ve Siyonist güçler bilmelidir ki Anadolu’nun bağrından çıkan Akıncı Ruhu ve kimliğinin emperyalist ve Siyonist güçlere teslim olmaya asla niyeti yoktur. Şehidlerimizin kanlarıyla sulanmış bu topraklar, tohumun filiz vermesi gibi binlerce Akıncı doğuracaktır.

Fatih Akıncıları