Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Hedefteki iki ülke hangisi? >>>Gazeteci Hüsnü Mahalli  (Okunma Sayısı 125 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hurdemokratlarfikirkulubu
Yeni Üye
*

Reputation: 16
Mesaj Sayısı: 5


« : 10 Ağustos 2010, 06:36:31 »

Hedefteki iki ülke hangisi?
Salı, 10 Ağustos 2010   



Lübnan’da kim, neden iç savaş çıkarmak istiyor?.. ABD ve israil’in üç ay içinde saldıracağı iki Ortadoğu ülkesi hangisi?.. israille barış yapılabilir mi?.. BM soruşturması nasıl sonuçlanacak?.. Gazeteci Hüsnü Mahalli tüm bu konuları gazetemize değerlendirdi


--------------------------------------------------------------------------------


Mehmet Özcan / İstanbul

Son günlerde Lübnan, Suriye, İran ve Filistin gibi İslam coğrafyası ülkelerinde hızla gelişmekte olan meseleler hakkında sorular yönelttiğimiz gazeteci Hüsnü Mahalli, birçok konuya açıklık getirdi. Sözü uzatmadan sorularımızı soruyoruz;

LÜBNAN’DA İÇ SAVAŞ ÇIKARILMAK İSTENİYOR

• Suudi Arabistan Kralı Abdullah ve Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, geçtiğimiz hafta sonu Lübnan’ı birlikte ziyaret ettiler. BM bünyesinde kurulan mahkeme yakında kararını açıklayacak. Bir kısım medya tarafından yapılan haberlere göre 5 yıl önce öldürülen Hariri davasında, bazı Hizbullah üyelerinin suçlanabileceği belirtiliyor. Sizce iki liderin bu ziyareti neyi amaçlıyor veya bu ziyaret bir yerlere mesaj niteliği mi taşıyor? Genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beş yıl önce Türkiye’deki bazı köşe yazarları da Refik Hariri’nin Suriye tarafından öldürüldüğünü belirtmişlerdi. Ve biliyorsunuz Birleşmiş Milletler de Suriye aleyhine kararlar çıkarmıştı. BM’nin kurduğu soruşturma grubunun başındaki Alman savcı da, daha hiçbir kanıt yokken ortaya çıkarak dedi ki; “Hariri’yi Suriye öldürdü” diye. Beş yıl bu palavrayı attıktan sonra Suriye’nin öldürmediği ortaya çıktı. Yani en azından Hariri’nin oğlu Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Suriye’ye son sekiz ayda en az beş kez gitti ve Beşar Esad’ın evinde kaldı. Kimse artık Suriye öldürdü demiyor. Şimdi tabi Lübnan’ı karıştırmak isteyenler, Suudi Arabistan, Suriye, Lübnan ve Katar dörtgeninde gelişen yeni ortamı bozmak için bu sefer yeni bir oyun oynamaya başladılar, sırf mahkemeyi etkilemek için. BM mahkemesinin Hizbullah yöneticileri suçlayacağını nerden biliyorlar? Ona rağmen medyaya bilgiler sızdırılmaya başlandı, daha çok Amerikan kaynaklı. Amaçları Lübnan Başbakanı Hariri ile hükümet ortağı Hizbullah arasında gerginlik yaratmak, problem çıkarmak ve bazılarına göre de iç savaş başlatmak. İşte Suriye lideri Esad ile Suudi kralı Abdullah’ın (ki her iki lider de Lübnan’da çok etkilidir) birlikte Beyrut’a gitmesi ve Lübnanlı yöneticilerle hepsiyle bir araya gelmesi, Batı’nın, Amerika’nın veya israil’in oyununun bozulması demektir. Sanıyorum en azından şimdilik oyun bozuldu gibi gözüküyor.

SAVAŞ AÇILABİLECEK ÜLKELER LÜBNAN VE SURİYE

• İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, geçenlerde Amerika ve israil’in iki Ortadoğu ülkesine savaş açacağını belirtti ama isim vermedi. Sizce bu savaş Filistin’deki Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah’a karşı mı olacak?

Yani çok senaryolar var, işte Amerikan Genelkurmay Başkanının açıklaması var biliyorsunuz Mullen’in. ‘İran’a karşı savaş planımız hazır, ama şimdilik uygulamayacağız’ diye. israil biliyorsunuz her gün aynı şeyi söylüyor ‘vuralım, vuralım, vuralım’ diye. israil 2006’da Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürüttüğü savaşın amacı, aslında Hizbullah’ın elindeki silahları test etmekti. Çünkü israil biliyor ki eğer İran’ı vurursa, İran’ın intikamını Lübnan sınırından Hizbullah alır endişesi taşıyor. Bu Lübnan’ın direnişini kırmak için 2006’da bu savaşı yaptı ancak başaramadı. Dolayısıyla bu söylemin olasılıkları, birinci hedef yine tabi ki Lübnan ama ondan önce Lübnan’da bir iç savaş çıkarmaya uğraşıyorlar ki Hizbullah iç savaşla meşgul olsun ve olası israil saldırısına karşı koyamasın.

İkinci olasılık Suriye. Çünkü Hizbullah’ın arkasında Suriye var. Suriye Lübnan’a sınır, Hizbullah’ı destekleyebilecek, silah verebilecek, güç verebilecek ülkedir. Ben Hamas’ı söylemiyorum, çünkü onlar her gün savaş halindeler. Yani israil Gazze’yi bombalıyor, vuruyor. İran ise sürpriz olur. İran, Irak’ta çok etkin. Afganistan’da her şeyi karıştırabilir, Pakistan’da her şeyi karıştırabilir. Yani henüz Amerikalılar İran’a karşı bir saldırıyı göze alabilecek konumda değiller diye düşünüyorum.

BARIŞ, İSRAİL’İN KURULUŞ FELSEFESİ VE İDEOLOJİSİNE AYKIRIDIR

• Arap Birliği’nin Abbas’a bağlı el Fetih’in israil’le barış görüşmeleri gerçekleştirmesine onay vermesini ve israille yapılacak barış görüşmelerinin Filistin’e fayda sağlayacağına inanıyor musunuz?

Hayır, ben barış görüşmelerinin ta başından beri hiçbir zaman işe yarayacağına inanmıyorum,. Oslo, Madrid anlaşmaları imzalandığından beri 1993’te de söyledim, bugün de söylüyorum, israil barış istemez, barış yapamaz. Çünkü barış israil’in kuruluş felsefesine ve ideolojisine aykırıdır. Dünyanın dört bir yanından Yahudileri Filistin toprağına getirirken, onlara ne diyorsunuz? Büyük israil devletini kuruyoruz, diyorsunuz. Eee şimdi küçük bir israille nasıl yetinecek. Su kaynakları olmayan, tarım alanları olmayan, 23 bin km2’lik küçük bir israil, dünya Yahudilerinin o büyük hayallerine nasıl karşılık verecek. Yani bir Rusya’nın, Habeşistan’ın, Afrika’dan, Latin veya Amerika’dan, Polonya’dan bilmem nerden durmadan propaganda yapıyorsunuz. İşte gelin büyük israil devletini kuracağız, tapınağı yeniden inşa edeceğiz dediğinizde, karşıdan gelecek adam demeyecek mi size kardeşim ‘sen hani büyük israil devletini kuracaktın, 23 bin km2’ye razı oldun.’  Şimdi ne anladın bu işten. Demeyecek mi şimdi idealler, büyük hayaller ne olacak, o palavra Arzu Mev'ud dedikleri topraklar ne olacak. Onun için israil asla barış yapamaz. Hiç kimse hayal kurmasın.

BM, İSRAİL’İ SUÇLAYACAK! BUNUN TARTIŞILACAK BİR YANI YOK

• israil, Birleşmiş Milletler’in Mavi Marmara gemisine yaptığı terörist baskınla ilgili olarak soruşturma talebine olumlu yanıt verdi. Sizce yapılacak bu soruşturmadan Türkiye lehine bir karar çıkar mı?

Yani tabi bu uzun bir hikâye. Önce tabi soruşturma komisyonu kurulacak. Uluslar arası hukuk çerçevesinde bir sürü şey yapılacak. Kolay iş değil, tabi Batı işin içinde olduğu için. Ama Hariri olayında olduğu gibi soruşturmalarda  bir sürü şeyi hemen yaptılar. Bu konuda yapıp yapmayacakları şüpheli. Ama sonuçta bu komisyon kuruluyorsa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı gereğince, büyük olasılıkla israil’i suçlayacak. Çünkü tartışacak bir tarafı yok her şey ortada…
Kayıtlı
Sayfa: [1]
Yazdır
 
Gitmek istediğiniz yer: