Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Balkanlarda misyoner kurumlar - Ajni Sinani  (Okunma Sayısı 185 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gamze ARAS
Yeni Üye
*

Reputation: 10
Mesaj Sayısı: 4


« : 31 Ocak 2010, 14:30:12 »

     
-
   
AJNİ SİNANİ
YAZAR - ARNAVUTLUK

Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından İslam
dünyasında meydana gelen parçalanma ve bölünme, Balkanlarda çoğunluğu Müslüman olan yalnızca iki devletin, Arnavutluk ve Bosna'nın ortaya çıkmasına sebep oldu. Ancak ne var ki bu bölgelerde yaşayan insanlar genellikle azınlık ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüler. Yaşanan iki dünya savaşı sırasında düşmanlarından işkence, zulüm görmelerinin ve katledilmelerinin yanı sıra bu halklar ya sürgüne ya da asimilasyona maruz bırakılarak kendi dinlerini terk etmeye zorlandılar. Ardından komünist sistemin bölge ülkelerinde hâkim olmasıyla birlikte mevcut yönetimler din özürlüğünü kaldırarak bu ülkeleri tanrı tanımaz ilan ettiler. Varşova Paktı'nın dağılmasıyla birlikte yabancı güçlerin Bosna ve Arnavutluk'a girmelerinin akabinde ise pek çok misyoner örgüt buralara geldi. Bu örgütler beraberlerinde vahşeti de getirerek ekonomik altyapıya zarar verdiler ve bu ülkelerin Avrupa'nın en fakir ülkeleri hâline gelmelerine neden oldular.

11 Eylül'ün yarattığı atmosfer bu tür örgütlerin işlerini kolaylaştırarak onlara bir çeşit destek sağladı. Hristiyan misyonerler; gösterdikleri çabalar, iyi örgütlenmiş yapıları, sınırsız fonları ve sahip oldukları her türlü izin belgesiyle bölgede diledikleri gibi çalı-şabilmekteler. Onlar Peygamberimizi İsa karşıtı biri, Kur'an'ı İncil'den alıntı bir metin, İslam'ı ise sapkın bir din olarak tanımlamakta ve putperestlikle kıyaslamaktadırlar. Hristiyan örgütlerin temel amacı, olabildiğince çok Müslüman'ı dininden döndürmek; başarısızlık hâlindeyse en azından bilinçsiz Müslümanları kuşkuya düşürüp onları gayriahlaki eylemlere iterek Müslüman bireylerin ahlakını bozmaktır.
Misyonerler, Hristiyan ruhuna uygun amaçlarını gerçekleştirmede kendi insani yardım yöntem ve araçlarını kullanmaktadırlar; Hristiyanlıkla ilgili kitap ve kitapçıklar basıp dağıtmakta, ailelere tıbbi yardım yaparak ve birtakım maddi katkılarda bulunarak insanlarda bir tür minnettarlık yaratmakta ve bu yolla insanları kendi dinlerine katılmaya çağırmaktadırlar.

11 Eylül'deki terörist saldırı İslami kurumlar için son derece yıkıcı olmuştur. Saldırılardan sonra bu kurumların gelirleri üzerinde baskı ve denetimler arttırılmış, bu durum onların gelir sağlamalarını zorlaştırıcı ciddi bir engel oluşturmuştur, ayrıca bu kurumlara terörü destekledikleri yönünde suçlamalar da yöneltilmiştir.

Tüm bu engelleyici çabaların yanı sıra ne yazık ki bizim İslami kurumlarımız öncelikleri ve uzun süreli stratejileri değerlendirmeden yoksundur ya da bunlara yeterli derecede sahip değildir. ARNAVUTLUK, KOSOVA, MAKEDONYA VE BOSNADAKİ MİSYONER YAPILAR: Arnavutluk
Amerikan Dışişleri Bakanlığının Arnavutluk'ta din özgürlüğü hakkında 2006 yılında hazırladığı raporuna göre; ülkede 3,6 milyon vatandaş, 245 kurum, grup, vakıf ve dini örgüt bulunmaktadır. Arnavutluk'ta Sünni Müslümanlık, Bektaşilik, Ortodoksluk ve Katoliklik olmak üzere dört farklı dini inanış bulunduğu tahmin edilmektedir. Tiran Adliyesi'ne kayıtlı bu 245 kurumdan 34'ü Müslümanların, 189'u ise Hristiyanlarındır. İlk sırada misyoner örgütleriyle Amerikalılar yer almakta, diğerleriniyse Batı Avrupalı ve -en az sayıda- Ortadoğular oluşturmaktadır. Aynı rapora göre, 2004 yılında, Devlet Din İşleri Komitesi tarafından 1084 yabancı misyonere oturma izni verilmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda Katoliklerin Arnavutları dinlerinden döndürme yönünde özel programları ve saldırgan bir propagandaları vardı. Gerçekleştirdikleri sayısız faaliyet arasında en önemlileri; Tiran'ın merkezine büyük bir Katolik katedrali inşa etmeleri, bir Katolik üniversitesi, çok sayıda enstitü, gazete, radyo ve hatta bir de siyasi parti kurmaları oldu. Benzer bir şekilde Arnavutluk'taki Ortodoks Kilisesi de kâr amaçlı olmayan kilise hastaneleri, devlet okulları, basın-yayın kuruluşları ve çeşitli şirketler işletmektedir. Yunanistan'da sayıları 700.000'i aşan Arnavut göçmen üzerinde güçlü etkisi bulunan Ortodokslar, Arnavutları sadece dinden döndürmekle kalmayıp kültürel asimilasyona da uğratmaktadır.

Arnavutluk, 1991'den sonra sınırlarını Batılı ülkelere açtığı zaman Protestan, Mormon, Yehova Şahitleri, Evanjelist, Kalvinist, Adventist, Tele-evanjelist, Kadıyanist, Bahai vb. grupların akınına uğradı.

Kosova ve Makedonya
Kosova'da da çok sayıda Hristiyan örgütün faaliyet gösterdiği Arnavutluk'takine benzer bir durum söz konusudur. Buradakilerin sayısı Arnavutluk'tan çok daha fazladır. Neredeyse misyonerlerin hepsi Kosova ve Makedonya'ya yayılmıştır.

Bosna
1990 yılının ilk günlerinde World Vision, Catholic Relief Services ve The United Methodist Committee on Relief ' in aralarında bulunduğu belli bazı önemli sivil dini örgütler Bosna'ya acil insani yardım temin ettiler. World Visiondünyanın birçok farklı yerinde olduğu gibi Bosna'da da pek çok alanda faaliyet gösteren; temel amacı çocukların tedavisi olan dev bir uluslararası yardım kuruluşudur. Bosna'da gerçekleştirdiği misyonerlik çalışmaları hakkındaysa internette en ufak bir bilgi bulunmamaktadır.
 
Kayıtlı
Sayfa: [1]
Yazdır
 
Gitmek istediğiniz yer: