Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Amerika Irak ve Afganistan'da batakta mı? -Ertuğrul Aydın/ Dünya Bülteni  (Okunma Sayısı 181 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BEYAZ TÜRKLER
Jr. Member
**

Reputation: 293
Mesaj Sayısı: 346



« : 29 Ocak 2010, 17:44:05 »


Amerika'nın batağa saplandığını ya da çıkmaza düştüğünü söylemek için vakit çok erken. Amerika'nın batakta olduğu iddiası Amerikalı savaş karşıtının abartısı, Amerika'nın hasım ve rakiplerinin ise umudu'dur.
Salı, 26 Ocak 2010 11:19



Irak ve Afganistan'da ölüm ve yıkım müslümanların payına. Hayatlarını kaybedenler, müslümanlar; muharebe sahası, İslam dünyası ve dolayısıyla şehirleri yerle bir edilenler yine müslümanlar. Irak savaşı ve işgalin devam ettiği yıllarda hayatını kaybeden müslümanların sayısı 1.366.350; Amerikalı yetkililerin bildirdiği Amerikan kayıpları ise 4.691; Afganistan'da öldürülen Amerikalı askerlerin sayısı 1.594. İki savaşın Amerika'ya mâliyeti ise 1 trilyon doların üzerinde (Kaynak: costofwar). Amerikan toprakları muharebe sahasından çok uzak olduğu gibi Amerika'nın can kaybı da çok düşük ve neredeyse sadece mâli külfetle karşı karşıya.

Ancak bu iki meselede göz ardı edilmemesi gereken bir şeyler var. Amerikan ordusundaki yabancı uyruklu paralı asker sayısının yüzbinden fazla olduğu kaydediliyor. Amerikalı ana-babaları kitleler halinde sokaklarda görmüyoruz çünkü oğulları ceset torbalarında eve gönderilmiyor. Dolayısıyla "Amerikalı" can kaybı sandığımızdan daha da düşük olabilir. Amerika'nın sadece mâli külfet taşıdığı fikrine gelince, o da kusurlu gibi duruyor. Amerika'nın attığı kurşunların parasını kendisinin ödediği varsayımına ve aldatmacasına dayanıyor bu. Adnan Menderes'i asanların cellat'a verilecek parayı ve yağlı ilmeğin parasını yine Menderes ailesinden istedikleri kaydedilmektedir. Çin'de idam edilenlerin kurşun masrafı da yine ailelerden isteniyor. Savaş tarihinden de çok sayıda örnek bulunabilir. Hal böyleyken Amerika masrafları kendisi mi ödüyormuş?

İşgal ve istilaya uğrayan yerlerdeki zenginlikler ve kaynaklar bir yana, Amerika, merkez bankasının para basma makinelerini çalıştırıyor, yurtdışındaki Amerikan dolarlarını "borç" olarak topluyor, askeri harcamalarını ve savaş giderlerini karşılıyor. Yurtdışındaki dolarlar ve yurtdışından "borç" aldığı dolarlar, borç verenlerin ve elinde dolar bulunduranların boynununa doladığı bir ilmektir. Yani mesele, yükü Amerikalı vergi mükelleflerinin çekeceğini söyleyerek ortalığı bulandıran savaş karşıtlarının dediği gibi değil. Amerikan doları, Amerikan halkınındır, ve yönetimleri onların adına doları dünyanın boynuna geçirmiştir. Amerikalı vergi mükellefleri, Amerikan askeri harcamalarını ve savaş giderlerini dünyadan aldıkları borçla karşılıyor, ki vadeli bu alışverişin sonunda, alacaklılara ödemenin yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa nasıl yapılacağı belli değil.

Afganistan'ın imparatorluklar mezarlığı olduğu sıkça dile getiriliyor ve Amerika'ya muhtemel akıbeti hatırlatılıyor. Ancak önceki imparatorlukların hiçbirisi işgallerini böylesi işgal koalisyonları kurarak yürütme fırsatına sahip olmadı. Amerika, doları dünyanın boynuna dolamış bir işgal gücü olmasının yanısıra bir de askeri koalisyonlarla külfet paylaşımına gidiyor. Koalisyonların sırası geldiğinde külfet paylaşımından daha önemli bir niteliği ön plana çıkmaktadır: Çapına bağlı olarak yarattığı meşruiyet algısı. Amerika'nın Afganistan'da batağa saplanması veya çıkmaza düşmesi için ya mevcut koalisyonun dağılması veya karşıt bir koalisyonun olması yahut güçlü bir aktörün bedeli göze alarak direniş hareketini gizli ve açıktan desteklemesi veyahut da bunlardan birkaçının aynı anda tahakkuku gerekirdi. Henüz öyle bir şey yok. Hiç kimse çıkıp da "teröristlerin" yanında görünmek istemiyor.

Dolayısıyla, savaş karşıtlarının kulağımıza sık sık tekrarlamalarından dolayı eleştirel süzgeçten geçirmeksizin ağzımızdan kaçırsak da, Amerika'nın batağa saplandığını ya da çıkmaza düştüğünü söylemek için vakit çok erken. Amerika'nın batakta olduğu iddiası Amerikalı savaş karşıtının abartısı, Amerika'nın hasım ve rakiplerinin ise umudu'dur. Halbuki Amerika neredeyse sadece para harcıyor, hasımlarının, rakiplerinin, müttefiklerinin ve de kurbanlarının yani dünya uluslarının tasarruflarını. Cankurtaran halatını dünyanın eline, ayağına ve boynuna dolayan ve üstelik yanına işgal koalisyonu alan Amerika'nın bir yerlerde battığı yok kısacası. Batakta olanlar müslümanlar çünkü öldürülenler onlar, onların şehirleri yakılıp yıkılıyor, onların kafaları birbirine tokuşturuluyor; Yemen'de yakılan mezhepçilik ateşi yine onları yakıyor; nükleer silahlarıyla zavallı bir görüntü sergileyen yine bir islam ülkesi; daha sırada İran var; çoktan acı kayıplar vermiş olan Irak ve Afganistan ise debelenip duruyor ve çevre ülkelere zarar verecek potansiyeller taşıyor.

Tüm bu belirtilenler, Amerika'nın savaş maceralarının arzulanan hedeflere ulaşmaması durumunda Amerika'nın fiilen batmayacağı anlamına gelmez elbette. Ancak bu başka bir şeydir. Ulus inşası çabalarının başarısız olması, Şii veya Sünni camiilerinde yahut pazar yerlerinde patlayan bombalar, Afganlı ve Iraklı yetkililerin saldırıya uğramaları hatta 7 CIA ajanının öldürülmesi vb olayların Amerika'yı batıracak bir tarafı yoktur. Amerikalı yetkililer bu savaş maceralarının "nesiller boyu sürecek kalıcı savaş" olduğunu ilan etmişlerdi. İşgal ve istilaya uğrayan ülke ve bölgelerde yaşanan tedhiş ve kargaşa, savaşın kalıcılığına, kilit bölgelerde Amerikan askeri varlığının devamına hizmet eder. Batakta olanlar, tedhiş ve kargaşanın yaşandığı ülke ve bölgelerdir. Dolayısıyla "Afganistan'da dört Amerikan askeri 'daha' öldürüldü" gibi manşetler, züğürt tesellisidir.
Kayıtlı
Sayfa: [1]
Yazdır
 
Gitmek istediğiniz yer: